DAYANIŞMANIN ESERİ

Türlü yemeğini sever misiniz? İçinde yok yoktur.
Her türlü sebze. Domates, soğan, fasulye.
Patlıcan, kabak, patates.
Aklınıza ne gelirse.
Ve bol baharat.
Tadı bir başka olur. O tadı veren de bu çok çeşitliliğidir.
Türlü yemeği, lezzetlerin birleşimi, sebzelerin dayanışmasıdır.
Datça’da Demokrasi Evi’nin açılışı türlü yemeği gibi lezzetliydi. Çünkü çeşitliliği bol, çoğulcu, paylaşımcı, dayanışma ile dolu bir açılıştı.
Ressam İbrahim Çiftçioğlu, kütüphanesindeki 4 bin kitabı Demokrasi Evi’ne bağışlamıştı.
Heykeltıraş Elbruz Denge, Ahmet Taner Kışlalı anısına “Fikir Sağlığı” heykelini yapmıştı. Bir başka heykeltıraş Halil İbrahim Sever “Barış Güvercini” heykeline imzasını koymuştu.
Cezaevinin restorasyonunu Datçalı mimar Fikret Oğuz yapmıştı. Datça Kültür Sanat Dayanışması gönüllüleri şairlerimiz Nazım Hikmet, Ahmet Arif, Can Yücel, Sabahattin Ali, Nevzat Çelik, Gülten Akın ve Arif Damar’dan cezaevi şiirleri okumuştu.
Bir başka DKSD gönüllüsü Gökçer Karaağaç yerel halktan topladığı cezaevinin eski görüntülerinden bir sergi hazırlamıştı.
Muğla Büyükşehir Belediyesi Quartet Orkestrası klasik müzik dinletisiyle açılışa renk katmıştı.

“Datça’ya çok ama çok yakıştı”

Datça Belediyesi bu projenin fikir babasıydı. Cezaevi arsasının kamulaştırılmasından restitüsyon çalışmalarına, inşaattan çevre düzenlemesine kadar her aşamasını kendi özkaynaklarıyla
gerçekleştirmişti.
Ve belediye emekçileri. Fen İşleri’nden proje ekibine, Basın Halkla İlişkiler bölümünden her birimine. Onlarca çalışan. Ve inşaat işçileri. Bu eserde en büyük katkı onlarındı. Geçen yılın şubat ayından bu yana emeklerini Demokrasi Evi’nin bitmesi için harcayarak alkışların en büyüğünü hakketmişler.
Bunca emek, bunca alın teri, bunca çeşitlilik, bunca katkı, bunca dayanışma sonunda Datça bir Demokrasi Evi ve Sınırsızlık Meydanı’na kavuştu. 655 metrekarelik bir özgürlük alanı.
Türlü yemeği gibi lezzetli.
Datça’ya çok ama çok yakıştı.
Emeği geçenlere, katkı sunanlara selam olsun.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.